Teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyet gösteren bir şirketin tüm kazançları kurumlar vergisi istisnasından yararlanmaz. İstisnanın kapsamını, kazancın hangi faaliyetten elde edildiği belirler. Bu nedenle şirketin teknokentte bulunması kadar, gelirlerinin bölgede yürütülen yazılım, tasarım veya Ar-Ge faaliyetleriyle ilişkisinin de ortaya konulması gerekir.

1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nin 5.12.2.2 bölümünde istisnanın sınırları bu esas üzerinden çizilmiştir. Bölge dışında yürütülen faaliyetlerden elde edilen kazançlar, yazılım veya Ar-Ge faaliyetiyle bağlantılı olsa dahi bu istisna kapsamında değerlendirilmez.

Uygulamada ayrıştırılması gereken başlıca kalemlerden biri, yazılımın tesliminden sonra verilen hizmetlerdir. Bakım, onarım, eğitim, danışmanlık ve uyarlama gibi hizmetler, proje tamamlandıktan sonra da sürebilir. Ancak ticari ilişkinin aynı proje üzerinden devam etmesi, alınan bedelin tamamının istisna kapsamındaki proje geliri olarak kabul edilmesi için yeterli değildir. Yazılım veya lisans bedeli ile sonraki hizmetlere ilişkin bedellerin ayrı olarak belirlenmesi, her bir gelir unsurunun kendi niteliğine göre değerlendirilmesi gerekir.

Seri üretime geçilen projelerde ise satış kazancının hangi kısmının geliştirilen gayrimaddi haktan kaynaklandığı önem kazanır. Tebliğ uyarınca lisans, patent veya benzeri gayrimaddi hakka isabet eden kazanç, transfer fiyatlandırması esaslarına göre ayrıştırılır. Üretim ve pazarlama organizasyonundan doğan kazanç istisna dışında kalır. Benzer şekilde, nakitlerin değerlendirilmesinden elde edilen faiz gelirleri ile yabancı para cinsinden aktiflerden doğan kur farkları da istisna kapsamında değerlendirilmez.

İstisna hesabının dayanağı, şirketin toplam satış tutarı değil, faaliyetler itibarıyla ayrıştırılmış kazancıdır. Muhasebe kayıtlarının, sözleşmelerin ve faturalama düzeninin bu ayrımı gösterecek şekilde kurulması gerekir.